9/10/2008 - "aptal kadın ...!"(2)
bir anda oldu ne varsa hatırladım ben. çocukluğumu, o zaman ki gelişleri birden gidişleri yakıcı bir güneşin altında nefsin bana dayatmalarını. kötü insanları kirli elleri çamurla sıvanmış yürekleri güzel yüzler altındaki fahişeleri. kendini dayatan susuzlukluk ve açıklıklarımı... zor birikintilerdi...! zor birlikteliklerdi...!
dar bir İstanbul sokağı…! yürüyorum. belkide öyle sanıyorum. bir yanım mezarlık… bir yanım olanca ışık,sesli ve rengarek. yağmur yağıyor(!) belkide ben öyle olsun istiyorum.
mezarlığın duvarına oturuyorum. korkmuyorum gerçekten korkmuyorum önce bir derin nefes ,içimdeki havanın ortama karışımı… sonra hafif bir rüzgar, ve toprak kokusu. ya Rabbim bu nasıl bir canlılık. dönüp arkama bakıyorum. Sanki dünyaya veda etmişlere bir şeyler söyleyeceğim. sanki soracağım.”hep böyle mi burası(!)diye… utanmasam. geleyim mi aranıza(!)bile diyeceğim. vakit bu vakit vakit o vakit bu vakit mi diye soruyorum. ama vakitsiz ki evin yolunu tutuyorum. ölmedim ben hala...! bir anda oldu ne varsa hatırladım ben . ilk bisiklete binişimi düşüşümü hâla kimi zaman dizimde duran yaranın acıyışını, kanamıyor ama soğuk havalarda sızlayışını,
yürek ağrısı ilk a.ş.k sancıları dil yaraları midem bulanıyor... müsadenizle kusuyorum ben (!)
hayatla dalga geçer gibi.. gülerken ağlar gibi.. bir kadının ağlayışı kadar nefret dolu (!) dolu bende ihanetin nefretim kadar doldu(!) feryat mı ediyor bu aptal kadın...! ve aptal kadın, ve aptal kadın, ve aptal,
bir anda oldu ne varsa hatırladım ben. ve unutamıyorum şimdi (!) 
|