SEYİR DEFTERİ

20/4/2006 - Anadolu Yaylalarından Guvernörlüğe...

Biz Türküz, ayakkabılarımız kapımızın önündedir vesselam

 

Merkez Bankası Başkanı ataması gündemin en önemli konusuydu bundan birkaç hafta evveline kadar. Cumhurbaşkanı teklif edilen isimleri reddedince ortalık karışıverdi. Yeni başkan kim olacaktı? Basın bu yeni ismin peşindeydi. Erdem Başçı, Adnan Büyükdeniz derken son kararname ile ortalık büyük bir sessizliğe büründü. Cumhurbaşkanı teklif edilen ismi 15 gün kadar inceledi. Bu dönemde ne basında, ne fısıltı koridorlarında pek fazla isim yankılanmadı. Ortalık adeta süt limandı.

Bu sessizlik neyin işaretiydi? Acaba Hükümet ile Cumhurbaşkanı sunulan isim konusunda anlaşmışlar mıydı? Kararnameyi Köşke götüren Bakan Babacan'ın girmesiyle çıkması hepi topu sekiz dakikayı bulunca sükût dolu bir merak aldı yürüdü.

Sonunda kulislerde adı pek geçmeyen Durmuş Yılmaz’ın kararnamesi Cumhurbaşkanınca onaylandı. Bir kararname krizi daha böylece gelip geçti.
Şimdi işin ilgi çeken yönlerine bir bakalım…

Hükümet Erdem Başçı ismini kararnamesini Köşke göndermemesine rağmen niçin ortaya attı?

Erdem Başçı’ya kararnamesi konusunda gerçekler anlatılmıyor. Adamın tebrikleri kabul ederken isminin Köşkte olmadığını öğrendiği söyleniyor. Peki buna rağmen Başçı koltuğunda oturmaya niçin devam etti?

Adnan Büyükdeniz seçiminde kimler ön planda yer aldı? Faizsiz bankacılık konusunda uzmanlaşan bir ismin küresel faiz sistemine endeksli bir kurumun başına önerilmesinin en azından talihsiz bir şaka gibi algılanmayacağı konusunda kimler ne gibi bir öngörüye sahipti?

Peki Adnan Büyükdeniz’i Köşke gönderen Hükümetin kararnameye Büyükdeniz ile birlikte Birol Aydemir ve Mehmet Şimşek’i başkan yardımcısı olarak yazmasının teknik izahı ne ola? Merkez Bankası Kanununda apaçık yazar: Başkan yardımcıları Başkanın önerisi, Hükümetin ve Cumhurbaşkanı’nın imzası ile atanır, diye. Bu hüküm son derece açıkken niçin kararnameye başkan yardımcılığı için isim yazıldı? Yani bu durum nasıl bir devlet tecrübesi ile açıklanabilir?

Acaba Büyükdeniz’in Köşkten inmemesini isteyenler bu iki ismi de ekleyerek bir başka ismin önünü mü açtılar? Büyükdeniz’in kararnamesinin kabul edilmemesinin gerekçesini eşinin başörtüsüne yoranlar ya da şöyle diyelim, bu gerekçenin başörtüsü olarak algılanmasını arzu edenler, şimdi eşi başörtülü bir Türkmen beyinin kararnamesinin sorunsuz olarak Köşkten inişini nasıl açıklayacaklar?

Oyun üstüne oyun… Bu süreçte olan Erdem Başçı’ya, eşine ve Adnan Büyükdeniz’e oldu. Kim kâr etti, kim zarar tabloya bakınca okunuyor.

Gelelim Türkmen şövalyesi Durmuş Yılmaz’a…

Merkez Bankası uzmanı değilim ama, herhalde bu bu makama bir Anadolu yiğidinin oturması ilktir. Gayetle enteresan bu gelişmenin küresel piyasalar açısından nasıl okunacağını göreceğiz. Gerçi  hem Dünya Bankası temsilcisi Vorkink, hem de TÜSİAD abartılı sayılabilecek bir iyimserlik sergilemekteler ama zaman post-nomad bir başkanın ne şekilde temayüz edeceğini veya ettirileceğini gösterecektir.

0 YorumYorum yaz!Bağlantı

20/4/2006 - Başlıyoruz

Değerli dostlar...

Memlekette habire enteresan işler olurken, biz de yerimizde durmayalım dedik, efkârı umuminin nabzına bir nebze olsun şerbet dökebilmek için klavyeye sarıldık. Burada haftada birkaç kez yazılarımız yayınlanacak. Umuyorum ki, daha çok Türkiye gündemine ait yazılarımız ile az da olsa "düşünce kardeşliği"ne katkımız olur.

Selamlar.
0 YorumYorum yaz!Bağlantı

Hakkımda

TÜRKİYE'DE GÜNDEM VE SİYASET

Links

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta
Harfler

Kategoriler

Kategori yok

Arkadaşlarım