|
Biz Türküz, ayakkabılarımız kapımızın önündedir vesselam Merkez
Bankası Başkanı ataması gündemin en önemli konusuydu bundan birkaç
hafta evveline kadar. Cumhurbaşkanı teklif edilen isimleri reddedince
ortalık karışıverdi. Yeni başkan kim olacaktı? Basın bu yeni ismin
peşindeydi. Erdem Başçı, Adnan Büyükdeniz derken son kararname ile
ortalık büyük bir sessizliğe büründü. Cumhurbaşkanı teklif edilen ismi
15 gün kadar inceledi. Bu dönemde ne basında, ne fısıltı koridorlarında
pek fazla isim yankılanmadı. Ortalık adeta süt limandı. Bu
sessizlik neyin işaretiydi? Acaba Hükümet ile Cumhurbaşkanı sunulan
isim konusunda anlaşmışlar mıydı? Kararnameyi Köşke götüren Bakan
Babacan'ın girmesiyle çıkması hepi topu sekiz dakikayı bulunca sükût
dolu bir merak aldı yürüdü. Sonunda
kulislerde adı pek geçmeyen Durmuş Yılmaz’ın kararnamesi
Cumhurbaşkanınca onaylandı. Bir kararname krizi daha böylece gelip
geçti. Şimdi işin ilgi çeken yönlerine bir bakalım… Hükümet Erdem Başçı ismini kararnamesini Köşke göndermemesine rağmen niçin ortaya attı? Erdem
Başçı’ya kararnamesi konusunda gerçekler anlatılmıyor. Adamın
tebrikleri kabul ederken isminin Köşkte olmadığını öğrendiği
söyleniyor. Peki buna rağmen Başçı koltuğunda oturmaya niçin devam etti? Adnan
Büyükdeniz seçiminde kimler ön planda yer aldı? Faizsiz bankacılık
konusunda uzmanlaşan bir ismin küresel faiz sistemine endeksli bir
kurumun başına önerilmesinin en azından talihsiz bir şaka gibi
algılanmayacağı konusunda kimler ne gibi bir öngörüye sahipti? Peki
Adnan Büyükdeniz’i Köşke gönderen Hükümetin kararnameye Büyükdeniz ile
birlikte Birol Aydemir ve Mehmet Şimşek’i başkan yardımcısı olarak
yazmasının teknik izahı ne ola? Merkez Bankası Kanununda apaçık yazar:
Başkan yardımcıları Başkanın önerisi, Hükümetin ve Cumhurbaşkanı’nın
imzası ile atanır, diye. Bu hüküm son derece açıkken niçin kararnameye
başkan yardımcılığı için isim yazıldı? Yani bu durum nasıl bir devlet
tecrübesi ile açıklanabilir? Acaba
Büyükdeniz’in Köşkten inmemesini isteyenler bu iki ismi de ekleyerek
bir başka ismin önünü mü açtılar? Büyükdeniz’in kararnamesinin kabul
edilmemesinin gerekçesini eşinin başörtüsüne yoranlar ya da şöyle
diyelim, bu gerekçenin başörtüsü olarak algılanmasını arzu edenler,
şimdi eşi başörtülü bir Türkmen beyinin kararnamesinin sorunsuz olarak
Köşkten inişini nasıl açıklayacaklar? Oyun
üstüne oyun… Bu süreçte olan Erdem Başçı’ya, eşine ve Adnan
Büyükdeniz’e oldu. Kim kâr etti, kim zarar tabloya bakınca okunuyor. Gelelim Türkmen şövalyesi Durmuş Yılmaz’a… Merkez
Bankası uzmanı değilim ama, herhalde bu bu makama bir Anadolu yiğidinin
oturması ilktir. Gayetle enteresan bu gelişmenin küresel piyasalar
açısından nasıl okunacağını göreceğiz. Gerçi hem Dünya Bankası
temsilcisi Vorkink, hem de TÜSİAD abartılı sayılabilecek bir iyimserlik
sergilemekteler ama zaman post-nomad bir başkanın ne şekilde temayüz
edeceğini veya ettirileceğini gösterecektir.
|