Yerel Basın ve Sorunları Üzerine- 2
24/11/2008Ülkede yeterince sorun varken, forum havasında “yerel basının sorunları” başlığı altında bir soruna değinmek ne kadar popüler olur veya reyting getirir bilinmez ama bildiğim bir gerçek var ki o da birilerinin hatırlanmayan sorunları gündeme gelmesini sağlayarak bunları kamuoyu ile paylaşmasıdır.
Yerel basın- medya günümüzde ne kadar ciddiye alınmasa da mahallî anlamda kendi üzerine düşen görevi layığı ile yerine getirmektedir. Geçtiğimiz yüzyıl içinde gerçekleşen kurtuluş savaşımızda yerel basın; bu ülkenin kazanılmasında önemli görevler üstlenmiş, cumhuriyetin temelinde çorbaya tuz katanlardan olmuştur.
Peki, içinde bulunduğumuz yüzyılda “yerel basın” a karşı güttüğümüz aşağılayıcı tavrın altındaki davranışlar nedendir? Yerel Basın’ a olan güvensizliğimiz mi yoksa güçsüzlüğü mü? Her ne olursa olsun demokrasi adına; yerel basına sahip çıkmak en azından demokrasiye inanıyorum söylemini dile getirenlerin görevi. Çünkü çok sesliliğin ana kaynağı olarak yerel basını ele aldığımız da onu takip ettiğimizde de rahatlıkla görebiliriz ki bu söylediklerimiz doğru. Siz hangi ulusal gazetede yerel yönetim organı olan belediye meclis üyeliğinin bir üyesinin bir demecini okuyabilmişsinizdir ki! Ya da küçük esnafın dile getirdiği bir demeci! Hiç birini… Okumak, görmek dahi mümkün değildir. Ve buna benzer diğer mahallî sorunları.
Genel olarak ülkeye baktığımızda kalkınma hamlesi sürecinde yerel basından alınacak önemli verilerin olduğunu görebiliriz. Yeter ki bunlar okunsun, tasnif edilsin ve raporlansın. Eğer tek bir cümle için ülkeye üniversite açmıyorsanız (merak edenlere o tek cümle: “biz şu kadar ülkemize üniversite açtık”) yeterince yetişmiş kadrolarımız elimizde var. Ve devlet, ivedilikle yerel basın konusunu ele alarak sorunların üzerine gitmeli; teşvik ve tedbirlerle gelişmesini sağlamalıdır.
Burada devletin yapması gereken çok önemli bir konu da; bugün gazete açacak müteşebbisin en az iletişim mezunu veya basın yayın mezunu bir kişiyi kadrosunda istihdam etmesi veya onay imzasının aranmasını şart getirmesidir. Sektörde istihdam politikalarında bir düzelmeye ve ilgili okul mezunlarının iş bulma konusunda ufuklarının açıldığı görülecektir. Saksı çiçeği niyetine süs olsun diye bu okulların da açılmadığı sanırım anlaşılır. Görüyoruz ki eline üç- beş kuruş geçen herkes yerel basın patronu oluyor. Bu seçim zamanlarında artan gazeteleri düşündüğümüzde az önce yukarıda bahsini geçtiğim güven olgusunun da ne kadar ayaklar altına alındığının bir anlamda altının çizilmesidir. Fakat önerdiğim, işsizliğin azaltılması politikalarının işlemesi, sektörün bir düzene girmesi anlamındaki çalışmalar ilk etapta birilerinin işine gelmese de bu konuda gayet ciddi çalışma içerisinde olan yerel basın patronlarını memnun edeceği görüşündeyim. Bu insanlar ciddi çalıştıklarından dolayı fazlası ile görevlerini yerine getirmektedirler. Şu an benim ilk aklıma gelip sayabileceğim en az on kişi var.
Yerel basın ile ilgili sorunları ele alırken; bir hukuksal düzenlemenin yapılması gerektiği ön plana çıkanlar arasında. Yapılacak çeşitli hukuksal düzenlemeler sektörü ilk şokta zorlasa da bu işi ciddi anlamda yürütenleri zorlamayacağı gün be gün ortadadır. Zaten amaç; mesleğin saygınlığını ve güvenilirliliğini arttırmaksa bu tür düzenlemeler, senede bir gazete çıkarıp ben gazeteciyim diye dolaşanları ve tokatçı gazetecileri rahatsız edecektir. Namuslu olanları değil.





